E-dönüşümde terminoloji sorunu: e-devlet mi e-hizmet mi?
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü
Cengiz Aydoğdu
Bilim ve buna bağlı olarak teknolojinin gelişmesiyle, devletlerin işlevlerini icra ederken kullandıkları imkanlar artmış ve çeşitlenmiştir. 17. ve 18. hatta 19. yüzyıllarda devletin teknolojiye en çok ihtiyaç duyduğu ve kullandığı saha savunma sahasıydı. 20. yüzyılla beraber devletin sunduğu hizmetlerde bilim ve teknolojinin kullanılmaya başlanmasına şahit oluyoruz. Böylece teknolojinin kamu hizmetlerinin niteliğini değiştirmeye başladığını da şaşırarak keşfettik. Kamu hizmetlerinin teknolojinin imkanlarına göre şekillendiğini ve çeşitlendiğini gördük. Lakin bu tesir, 20. yüzyılın son çeyreğine kadar devlet fikri, kamu düzeni ve kamu hizmeti anlayışını da içine alacak ölçüde kuvvetli değildi.
Ancak 20. yüzyılın son çeyreği ve özellikle 21. yüzyılın ilk yıllarında teknoloji ve bilhassa bilişim ve iletişim teknolojisi, mahiyeti itibariyle girdiği her şeyi ve her yeri olduğu gibi kamu hizmetlerini de yapısal ve zihinsel olarak “dönüştürmüş” ve dönüştürmeye devam etmektedir. Ne var ki bu dönüşüm zaman zaman bilim ve teknolojinin o tarafsız ve uzmanlık boyutundan çıkarak, elektronik teknolojisinin artık endüstrileşmiş kültürünün veya bir başka söyleyişle tamamen ticari sektörün paradigmalarına göre bir seyir icra etmektedir. Elbette ticaretin paradigmalarını veya ticaretin rasyonalitesini küçümsemiyoruz. Ama kabul edelim ki ticaretin rasyonalitesi farklıdır, idarenin yani devletin rasyonalitesi farklıdır. Devlet zaman zaman ticaretin rasyonalitesine müracaat eder fakat her zaman o rasyonaliteye bağlı kalamaz.
Elektronik endüstri, bilgiyi ve onun iletimini de bir endüstri haline getirmiştir. Böylece bilginin ticari sektörü oluşacak ve bilgi kendi birim değerleri ile değil de ticari sektörün birim değerleri ile düşünülecek, üretilecek, iletilecek ve ticari sektörün değerleri ile tüketilir hale gelecektir. Kullanıldığı her sahada olduğu gibi bilgi sahasında da teknoloji, şişedeki cin misali dışarı çıkıp ete kemiğe bürünüp hayata geçtiğinde şişenin içindeki gibi durmamakta ve her şeyi değiştirip etkilemektedir. Ve bu etkiye, ticaret sektörünün oldukça gelişmiş reklam ve propaganda taktikleri ile gayet resmi kılıflar, izahlar ve gerekçeler bulunabilmektedir. Hatta bu sahada devletin yapacağı yatırımları ve yatırımlarda izleyeceği politikaları dahi ticaret sektörünün öncelikleri tayin etmektedir. Hepimizin çok iyi bildiği gibi, elektronik sektör çokuluslu bir sektördür ve çoğu zaman sektörün öncelikleri ile ülkemizin öncelikleri birbirine tenakuz teşkil eder.
O kadar ki, günümüz şartlarında sadece bizde değil bütün dünyada devletlerin kamu hizmeti sunarken kullandıkları teknolojik araçlar ve bu araçların üretildiği dünyanın değerleri kamu politikalarını tayin eder hale gelmiştir. Artık günümüzde kamuya dair terminoloji bile bu etkiden kendini kurtarabilmiş değildir. E-devlet tabiri de bu çerçevede değerlendirilmesi gereken ciddi bir terminoloji sorunudur.
Tarihin her döneminde kavramsallaştırma konusu bir zihniyet meselesi olarak kendini göstermiştir. E-devlet kavramına da bu açıdan bakmak gerekir. E-devlet (İngilizce söylenişi ile e-government) tabiri kullanıldığı günden bu yana benim için buram buram piyasa kokan bir tabirdir. Bir reklam spotu gibi… Dilimizdeki devlet kavramının anlam dünyasını zorlayan, hatta o dünyada hep yabancı kalacak olan bir kelime…
Devleti zamana bağlı olarak kullandığı imkanlara göre tavsif etmek sanıyorum bir kavram kirliliğine yol açacaktır. Nasıl ki önceki yüzyıllarda devlet kelimesinin başına böyle bir araç sıfatı getirmemişsek şimdi de yapamayız. Yani kılıç devleti, kalkan devleti, ya da kalem devleti, daktilo devleti veya kağıt devleti demediğimiz gibi elektronik devlet de diyemeyiz, demememiz gerekir. İlla bir şey demek gerekiyorsa o zaman e-hizmet diyebiliriz. Sanıyorum e-devlet kavramından daha fazla maksadı ifade eden bir kelimedir e-hizmet...
Kaldı ki devlet, elektronik imkanlar vasıtasıyla vatandaşına daha etkin ve süratli hizmet sunduğunu iddia etmektedir. E-hizmet kavramıyla çağdaş devlet anlayışına daha fazla yaklaşmış oluruz. Hani diyoruz ya hizmet eden devlet… Vatandaşına elektronik olarak hizmet eden devlet, herhalde daha çağdaş bir anlayışın hayata geçirilmesi olacaktır. Bu itibarla biz, e-devlet kavramı yerine e-hizmet kavramını öneriyoruz.
|